Noel Baba’nın aslında Demreli olduğunu biliyor muydunuz?
Bugün sizleri Noel Baba olarak tanıdığımız Aziz Nikolaos’un izlerini süreceğimiz Demre’ye götürüyorum. Ama önce, bu efsanenin doğduğu toprakları daha yakından tanıyalım: Likya’yı ve Myra Antik Kenti’ni…

Akdeniz’in en eski uygarlıklarından biri olan Likya; yüksek dağları, denize uzanan vadileri ve kaya mezarlarıyla gizemli bir medeniyetti. Kendilerine özgü alfabeleri, şehir birlikleri ve bağımsızlıklarıyla tanınıyorlardı. Likya kentlerinden biri olan Myra ise tiyatrosu, kaya mezarları ve politik gücüyle bölgenin en önemli merkezlerinden biriydi.

Likyalılar çok tanrılı bir dine inanıyordu. Apollon ve Artemis başta olmak üzere güneş, fırtına, dağ ve bereket tanrılarına tapınıyor; doğanın güçlerini kutsal kabul ediyorlardı.
NOEL BABA EFSANESİ NASIL ORTAYA ÇIKTI?
Çoğumuz Noel Baba’nın tek bir kişiden geldiğini düşünürüz; oysa bu efsane aslında iki farklı azizin hayatından süzülüp bugüne ulaşmıştır: Myralı Aziz Nikolaos ve Sionlu Aziz Nikolaos.
Önce Noel Baba figürünün temelini oluşturan Myralı Nikolaos’a bakalım.
MÖ 2000’lerden beri var olan Likya uygarlığı, MS 1. yüzyılda siyasi bağımsızlığını kaybetti ve Roma’nın bir eyaleti hâline geldi. Ancak Likya kültürü Roma döneminde de yaşamaya devam etti.
İşte böyle bir dönemde, Likya kentlerinden Patara’da, MS 270 yılında bir bebek dünyaya geldi: Nikolaos. Varlıklı ve dindar bir ailenin tek çocuğuydu. Genç yaşta anne ve babasını kaybetti.
Nikolaos 43 yaşına geldiğinde, MS 313’te İmparator Constantinus Hristiyanlığı serbest bıraktı. Böylece uzun süre baskı altında kalan bu yeni din, bölgede hızla yayılmaya başladı.
Tam bu dönemde Myra piskoposu olan Nikolaos, Likya’da Hristiyanlığın en güçlü temsilcilerinden biri hâline geldi. Onunla birlikte Likya’da “İsa zamanı” başladı.
Aziz Nikolaos, 6 Aralık 343’te Myra’da hayatını kaybetti.

BACALARDAN HEDİYE ATAN NOEL BABA…
Yoksullara yardımseverliğiyle ünlenen Nikolaos’un en bilinen hikâyesi, fakir bir babanın kızlarını para karşılığı satmasını önlemek için geceleri gizlice pencereden altın keseleri bırakmasıdır. Bir rivayete göre ise pencerelerin kapalı olduğunu gören Noel baba para kesesini bacadan atar. Dünyaya hediye getiren, bacadan hediyeler atan Noel Baba figürünün kökeni tam da bu hikâyedir.

AĞAÇ MUCİZESİ
Nikolaos’a atfedilen mucizelerden biri ise çok daha derin bir anlam taşır: Ağaç Mucizesi.
Likya’nın en görkemli Artemis tapınağı Myra’daydı. Artemis’in kutsal ağacı mersindi ve Myra’nın adı bile “mersin” ağacından geliyordu. Halk bu ağaçlara adaklar bağlar, onlara dokunulmazlık atfederdi.
Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte eski inançlar çözülmeye başlayınca, Aziz Nikolaos’un “Ağaç Mucizesi” bu dönüşümün sembolü oldu.

Rivayete göre bir köyde paganların kutsal saydığı bir mersin ağacı vardı. Hem ibadet için kullanılıyor hem de devrilip köyü yok edecek kadar tehlikeli bir hâle gelmişti. Nikolaos köye geldi ve dua etti. Bazı anlatılarda ağaç mucizevi biçimde durdu, bazı anlatılarda ise kesilerek pagan inancı sembolik olarak son buldu.
Bugün Kapadokya’daki Tokalı Kilise’de bu sahnenin duvar resimleri hâlâ görülebilir.
Kısacası “Ağaç Mucizesi”, Artemis kültünün sona erişini ve Hristiyanlığın Likya’da kök salışını simgeler.
Ayrıca fırtınadaki denizcileri kurtarması ve haksız yere suçlanan üç komutanın idamını engellemesi gibi birçok mucize de ona atfedilir.

SİONLU AZİZ NİKOLAOS
Aziz Nikolaos’un ölümünden yaklaşık 150 yıl sonra, yine Myra’da bir bebek dünyaya gözlerini açtı. Bu bebeğin adı da Nikolaos’tu. Bu bebek daha sonra Sionlu Aziz Nikolaos olarak yıllarca anlatıldı.

Nikolaos 49 yaşındayken 529 yılında büyük Likya depremi oldu, Likya’da taş taş üstünde kalmadı. Myra yeniden inşa edildi ama felaketler bitmedi. Depremden 13 yıl sonra başlayan veba salgını kenti kırdı geçti. Nüfus azaldı, tarlalar ekilemez oldu, ekonomi çöktü.

İşte böyle bir dönemde Sion Manastırı’nın piskoposu olan Sionlu Nikolaos, köyleri dolaşarak manastırın tahıl ve hayvanlarını halka dağıttı. Sionlu Nikolaos 564 yılında Sion Manastırı’nda öldü.
Sionlu Aziz Nikolaos, köylüler arasında çok sevilen bir din adamıydı. Yağmur yağdırdığına, hastaları iyileştirdiğine ve doğal afetlerden halkı koruduğuna inanılıyordu.
Her iki aziz de aynı bölgede yaşamış, benzer mucizelerle anılmış ve halk tarafından derin sevgi görmüştü. Bu yüzden Bizans döneminde hikâyeleri birbirine karıştı. Yüzyıllar boyunca ikonalar ve fresklerde tek bir “Aziz Nikolaos” olarak resmedildiler.
Bugün Aziz Nikolaos’un mucizeleri yalnızca Demre’deki kilisede değil; Kapadokya’dan Balkanlar’a, Rusya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada duvar resimlerinde yaşatılmaya devam ediyor.
İşte Noel Baba efsanesi bu iki azizin hayatından süzülerek oluştu.
AZİZ NİKOLOAS NASIL NOEL BABA’YA DÖNÜŞTÜ?
Orta Çağ’da Nikolaos Avrupa’nın en sevilen azizlerinden birine dönüştü. Adına yüzlerce kilise yapıldı. 6 Aralık “Aziz Nikolaos Günü” olarak kutlandı ve çocuklara hediyeler verildi.

Dönüşümün en büyük adımı ise Hollanda’da ortaya çıktı. Hollandalılar Nikolaos’u “Sinterklaas” olarak andılar: kırmızı piskopos giysili, uzun sakallı, Aralık ayında çocuklara hediye getiren bir figür.
17. yüzyılda Hollandalı göçmenler bu geleneği Amerika’ya taşıdı. “Sinterklaas” adı zamanla “Santa Claus”, yani Noel Baba’ya dönüştü. 1800’lerde Amerikalı yazar ve çizerleri Santa Claus’a kırmızı-beyaz giysisini, tombul neşeli görünümünü, Kuzey Kutbu’ndaki evini ve ren geyiklerini ekledi. Böylece Myra’nın yardımsever azizleri, yüzyıllar içinde Sinterklaas’a, oradan Santa Claus’a, yani Noel Baba’ya dönüştü.

AZİZ NİKOLAOS’UN KEMİKLERİ NASIL İTALYA’YA KAÇIRILDI?
Bu sırada Aziz Nikolaos’un Myra’daki mezarı da yüzyıllar boyunca bir hac merkezi oldu. Kilisenin içinde bulunan, balık pulları ve kenger yapraklarıyla süslü Roma dönemi lahdinin ona ait olduğuna inanılıyor.
Bu anıt müzede sergilenen ve ziyaretçilerin önünde durduğu bu kırık lahitin hikayesi nedir?

Yıl 1087…
İtalyan denizciler Likya kıyılarına geldi ve Aziz Nikolaos’un gömülü olduğu kiliseye girdiler. Mezarın başında yaşayan üç keşişi Papa tarafından görevlendirildiklerini söyleyerek kandırdılar.

Mermer lahdi kırıp açtılar ve içinde mermer bir kavanoz buldular. Yarıya kadar temiz bir yağa benzer kutsal bir sıvıyla doluydu.
Bu sıvıyı ve sandığa yerleştirdikleri azizin kemiklerini 20 Nisan’da gemiye yükleyip İtalya’nın Bari kentine götürdüler.
Bu olay Hristiyan dünyasında büyük yankı uyandırdı. Lahitten çıkan yağ manastırlara dağıtıldı, kemikler ise Bari’de inşa edilen Saint Nicholas Kilisesi’ne gömüldü.

ZAMAN İÇİNDE MYRA ÖNEMİNİ NEDEN YİTİRDİ?
Araştırmalar, 6000 yıl önce, bugün Demre’nin bulunduğu yerin körfez olduğunu gösteriyor. Yaklaşık 4000 yıl önce ise Myros çayının getirdiği alüvyonlar körfezi doldurarak yerleşime uygun ovaya dönüştürmüş. O yıllarda kente yaşam veren alüvyonlar, zamanla artarak Myra kentinin tümünü kapatarak yerleşimin son bulmasına neden olmuş. Modern Demre’nin altında çok sayıda kalıntının varlığına dair ipuçları var. Demre’nin altında Pompei gibi lavla değil ama yüksek alüvyon örtüyle kaplı büyük ve olasılıkla iyi korumuş bir kent yatıyor.
İşte bu nedenle de bu müze toprak seviyesinin birkaç metre altında kalıyor. Ayrıca 13 yüzyılda kentte çok büyük bir sel baskını yaşanmış ve doğal felaket sonrası kilise alüvyonlara gömülmüş. Bugün gördüğümüz yapı, modern arkeolojik kazılarla yeniden gün yüzüne çıkarıldı.
“Mucizelerin Azizi” Aziz Nikolaos adına Myralılar tarafından yaptırılan bu kilisenin duvarlarında, ona atfedilen mucizelerin freskleri hâlâ duruyor.
HER YIL 6 ARALIK’TA AZİZ NİKOLOAS AYİNİ DÜZENLENİYOR
6 Aralık, onun ölüm yıldönümü… Noel Baba, tam 1682 yıl önce, burada, Myra’da hayata veda etti.

Ve şimdi…
Aziz Nikolaos’un ölüm yıl dönümünde, Antalya’nın Demre ilçesinde yer alan ve mezarının bulunduğu Aziz Nikolaos Anıt Müzesi’nde ayin düzenlendi. Yüzyıllar boyunca kilise olarak kullanılan bu tarihi mekân, bir kez daha dünyanın farklı coğrafyalarından gelen ziyaretçileri bir araya getirdi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle gerçekleştirilen ayin, Fener Rum Patrikhanesi’nden din adamı Demre Metropoliti Hrisostomos Kalaycı tarafından yönetildi. Ayine, İstanbul Fener Rum Patrikhanesi’nin yanı sıra Antalya, Sırbistan, Rusya ve çeşitli ülkelerden gelen din adamları ile çok sayıda kişi katıldı.
Sabahın erken saatlerinde başlayan ayin, öğle saatlerinde sona erdi.Yurt dışında yaşayan ya da Türkiye’den ayine katılan Hristiyanlar, Hz. İsa ve Aziz Nikolaos’un ikonaları önünde istavroz çıkararak mum yaktı ve dua etti.

Ayin sonunda ise katılımcılara kutsanmış ekmek ikram edildi.
Demre’ye Nasıl Gidilir?
Demre, Antalya’nın batısında, Kaş ile Finike arasında yer alan tarihi bir ilçedir. Antalya şehir merkezine yaklaşık 150 km uzaklıktadır.
- Özel araçla:
Antalya’dan D400 karayolu üzerinden Kemer – Kumluca – Finike güzergâhı takip edilerek Demre’ye ulaşılır. Yol manzaralı ve keyiflidir, ortalama 2,5–3 saat sürer. - Otobüsle:
Antalya Otogarı’ndan Demre’ye gün içinde düzenli otobüs ve minibüs seferleri bulunmaktadır. Yolculuk süresi yaklaşık 3 saattir. - Havayoluyla gelenler için:
Antalya Havalimanı’ndan Demre’ye doğrudan ulaşım yoktur. Havalimanından otogara geçip otobüsle ya da araç kiralayarak Demre’ye ulaşabilirsiniz.
Myra Antik Kenti’ne Nasıl Gidilir?
Myra Antik Kenti Demre’ye yakın mı, ulaşım kolay mı?
Evet. Myra Antik Kenti, Demre ilçe merkezine yaklaşık 2 km mesafede yer alır.
- Özel araçla:
Demre merkezden Myra yönlendirme tabelalarını takip ederek birkaç dakika içinde antik kente ulaşabilirsiniz. Otopark mevcuttur. - Yürüyerek:
Demre merkezde konaklayanlar için Myra Antik Kenti yürüyerek de ulaşılabilecek mesafededir. - Toplu taşımayla:
Demre içi minibüslerle Myra Antik Kenti’ne yakın noktada inilebilir, kısa bir yürüyüşle girişe ulaşılır.
Myra Antik Kenti, kaya mezarları ve Roma tiyatrosu ile bölgenin en etkileyici tarihi alanlarından biridir.
Aziz Nikolaos Anıt Müzesi’ne Nasıl Gidilir?
Aziz Nikolaos Anıt Müzesi Demre’nin neresinde bulunuyor?
Aziz Nikolaos Anıt Müzesi, Demre ilçe merkezinde yer alır ve ulaşımı oldukça kolaydır.
- Yürüyerek:
Demre merkezdeyseniz müzeye yürüyerek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. - Özel araçla:
Merkezden tabelalar takip edilerek birkaç dakika içinde müzeye varılır. Çevresinde otopark alanları bulunmaktadır. - Toplu taşımayla:
Demre içi minibüslerle müze çevresinde inmek mümkündür.
Aziz Nikolaos’un mezarının bulunduğu ve yüzyıllar boyunca kilise olarak kullanılan yapı, hem tarihi hem de dini açıdan Demre’nin en önemli ziyaret noktalarından biridir.


Bir Cevap Yazın